Hazine Müsteşarlığı Sigortacılık Genel Müdürü Dr. Ahmet Genç, en geç iki yıl içinde sigorta acentelerinin sigorta sektöründe yürüyen en sağlıklı kesim olacağına inandığını belirtti.
Hazine Müsteşarlığı Sigortacılık Genel Müdürü Dr. Ahmet Genç, İstanbul’un çevre ülkeler için sigortacılık eğitim merkezi olması yönünde çalışma başlattıklarını söyledi.
Antalya’da gerçekleştirilen “Sigorta Sektörünün Sorunları ve Gelişmesi” konulu panelde sektörün gelişimine yönelik açıklamalarda bulunan Ahmet Genç 2000 yılında Toronto’ya Dünya Bankası, IMF ve Kanada hükümeti tarafından finanse edilen, bütün dünyadaki sigorta sektörünü denetleyen kişilere açık eğitim veren, Toronto Center’a sekiz günlük bir eğitim için gittiğini ve bunun bir benzerinin İstanbul’da gerçekleştirilmesinin önemine dikkat çekti. Genç, Toronto Center’ın bankacılık, sigortacılık ve sermaye piyasaları branşlarında eğitim veren bir kurum olduğunu belirterek, “Toronto Center’da eğitime katılan herkese sertifika ve sistemlerindeki bütün kayıtlara ulaşmaları için bir sistem şifresi veriliyor ve bir data alt yapısı hazırlayarak sonradan açtıkları diğer eğitim programları için daha önceki katılımcılar haberdar ediliyor. Bizim Türkiye olarak 100 yıllık bir sigortacılık deneyimimiz var. Toronto’daki eğitim merkezinin aynısını İstanbul’da kurmalıyız. SEGEM için 2010 yılında birkaç dilde web sayfası oluşturacağız ve Toronto Center’ın benzerini kurma çalışmalarına böylece başlayacağız” dedi.
Tarafsızlığına önem veren bu kanunumuz var
“Geç kalınmış çok fazla konumuz var” diyen Genç sözlerini şöyle sürdürdü: “1983 yılında karayolları trafik kanununa bir hüküm konulmuş ve “vatandaşlar anlaşabilir” denilmiş. Ancak bu anlaşmanın nasıl yapılacağı hiçbir şekilde anlatılmamış. Bu uygulama o zamanlar başlatılmış olsaydı şimdi bu konuda çok farklı bir yerdeydik. Biz 2007 aralık ayında bu uygulama için düğmeye basmasaydık hala bekliyordu. Yine 1983 yılında sivil havacılıkla ilgili bir kanun çıkarılmış. Kanunda, sorumluluk sigortasıyla ilgili tarife, talimatlar ve genel şartlar Ticaret ve Ulaştırma bakanlıklarına aittir” deniyor. Bu konuyu da 2005 yılında hayata geçirdik. 2007 yılından sonra yapılan mevzuata yalnızca 5284 sayılı kanun demek doğru değil aslında. Kanun bir çerçeve kanundur ve biz içini çok doldurduk. Bu çerçevede, 30 yönetmeliğimizden her biri çok şey ifade ediyor. 2007 yılında bugüne kadar süren çalışmalar sonucu bugün neredeyse tamamlanmış ve yürüyen bir sistem. Tarafsızlığına önem veren bu kanun, hakemlerin tarafsızlıklarını bozduklarında sistemden çıkarılmasını sağlıyor.”
DASK çok doğru bir adım
Gelişmiş ülkelerde istikrardan dolayı sigorta anlamında çok fazla sorun yaşanmadığının altını çizen Ahmet Genç, “Makro ekonomilerde bizim ülkemizdeki gibi büyük dalgalanmalar olmuyor. Fermuarın ilk dişini doğru tutturursanız o fermuarı hızlı ya da yavaş çekseniz de sonunda kapatırsınız. Biz DASK’ı hayata geçirerek doğru bir adım attık diye düşünüyorum. DASK 2000 yılında başladı ve bizim şansımıza 10 yıldır büyük bir deprem olmadı. Elimizde 1 milyar TL’den fazla bir kaynak birikti. Bu birikim bize reasürans kaynaklarında büyük kolaylıklar sağlıyor. İlk yıllarda sıfır birikimimiz vardı, bugünkü noktamız çok iyi ve çok daha iyi yerlere gidecektir. Tarım sigortası havuzumuz kurulduğu 2006 yılında yine aynı şekilde sıfırdı. Getirilen bu sistemler tahkim komisyonunun son çalışmalarıyla birbirini besleyen bir zincir konumuna geldi. Bugün yapılan mevzuatın denetlenmesini uygulayan birçok mekanizma bulunuyor” diye konuştu.
En geç iki yıl içinde sigorta acentelerinin sigorta sektöründe yürüyen en sağlıklı kesim olacağına inandığına vurgu yapan Genç, sözlerini şöyle tamamladı: “Kurduğumuz sistem sigorta şirketlerinin içinde de bir kontrol mekanizması sağlıyor. Sigorta Bilgi Merkezi tabanından birçok alanda fayda sağlanıyor. Emniyet Müdürlüğü’nün Hırsızlık Masası bu kayıtlardan faydalanıyor ya da hastanelerde Sağlık Bakanlığı arasında kaza sonucu hayatını kaybedenlerle ilgili çalışmalar yapılıyor.”
Ergun: Mesleğe saygınlık, sigorta şirketinden geçiyor
Panelde acenteler adına açıklamalarda bulunan TOBB Sigorta Acenteleri İcra Komitesi Başkanı Levent Ergun, “Sigortacılık mesleğine saygınlık kazandırılacaksa bu konuda en büyük görev bize değil sigorta şirketlerine düşüyor” dedi. “Konulara hep acentelerin gelirleri açısından bakıyoruz. Hem sigortacılığın saygın bir meslek olması için çalışıyoruz hem de sigortacı olarak gelirlerimiz açısından yaklaşıyoruz” diyen Ergun sözlerini şöyle sürdürdü; “Acentelerin hem kazanç hem de itibar açısından gelişmesini sağlamakla görevliyiz. Bir yandan mevzuatla ilgileniyoruz, bir yandan da pazarda faaliyet gösteren sigorta acentelerinin bu mevduata uyum sağlamaları için çaba gösteriyoruz. Bu konuda yasanın bize izin verdiği ölçüde çalışmalarımızı devam ettiriyoruz. Bizler, sigorta şirketlerinin ve acentelerinin ticari konularına devletin müdahil olması taraftarı değiliz. Devletin acentelerin komisyon gelirlerini belirlemesini geçmişte kabullenmedik, şimdi de kabullenme taraftarı değiliz. Devletin bu konuda yaptığı düzenlemeler geçmişte olduğunda farklı bir şekilde bizim taleplerimizi karşılıyor. Nihayetinde sigorta komisyonları tabanı yani acentelerin faydalanabileceği, alabileceği bir şekle geldi. Ciddi bir yapılanmanın içinde olduğumuz günlerdeyiz ve sektör yeni sigortacılık yasasıyla birlikte bütün aktörleriyle ve her yönüyle yeniden düzenlendi. Bir takım yeniliklere ayak uydurmamız gerekecek.”
Sigorta şirketlerinin başarılarını ya da başarısızlıklarını, güçlerini ya da zayıflıklarını, gerek şirket, gerekse sektör bazında farklı açılardan yaklaşarak yorumlamanın mümkün olduğuna işaret eden Ergun, bunun televizyon kanallarının reyting sıralamalarına benzediğini belirterek şunları söyledi; “Bir kanal açıklama yapıyor: ‘şu saat diliminin de birincisiyiz!!’ diyor. Ama baktığınızda o saatte 4 tane kanal reyting sıralamasında birinci olduğunu söylüyor. Sigorta şirketlerin arasında, kaskoda, yangın sigortalarında, prim üretiminde birinci olan firmalarla karşılaşabiliyoruz. Bizim beklediğimiz bundan sonra sigorta şirketlerinin, kendileriyle çalışan acentelerin karlılığını da başarı göstergesi olarak diğer kriterlerle birlikte açıklayabilmesi. Saygınlık ve itibar gerektiren bir iş yapıyoruz. Bir insan bütün varlığını size emanet ediyor. Bir hasarla karşılaşan sigortalı ailesinden isteyemeyeceği şeyleri biz sigortacılardan istiyor. Bizler sigortalının, daha hasar sürecine girmeden kimlik numarasından kredi kartı bilgilerine kadar ulaşabiliyoruz. Bu nedenle saygınlığı olan bir meslek grubuyuz ve doğru insanlarla yola devam etmemiz gerekiyor.
Sigortacı olmak onur kaynağı olmalı
Mevcut yapıya bakıldığından sigorta acentelerinin fiziki yapılarında, mali yapılarında, mesleki yeterliliklerinde ve toplumsal statüsünde sorunlar olduğuna işeret eden Ergun, “Bu eksilerin artıya dönüştürülmesi gerekiyor. ABD’de bankalarda, finans kuruluşlarında kredibilitesi en yüksek meslek grupları, doktorlar ve sigortacılar. Türkiye’de ise bir bankadan kredi almak için başvuruya gittiğimizde kötü muameleyle karşılaşıyoruz. Sigortacı olmak toplumsal bir statü sahibi olmak anlamına gelmeli, onur kaynağı olmalı” diye konuştu.
Levha kaydı olmayan, acente olamaz
2005-2007 yılları arasında sigorta sektörünün reel büyümesinin yüzde 46, karlık artışlarının yüzde 196, acente üretimindeki artışın yüzde 10 olduğunu söyleyen Ergun, sigorta acentelerinin sayısındaki artışın, reel anlamda acente gelirlerini arttırması gerekirken düşürdüğünü ve bunun sebebinin sigorta sistemine sürekli acente pompalanması olduğunu belirtti. “Bu görüntü kirliliğini temizlemekte kararlıyız” diyen Ergun, konuşmasını şöyle tamamladı; “Her şeyden önce sigorta acentelerinin levha kaydının olması gerekiyor. Levha kaydı olmayanların sigorta poliçelerinden ellerini çekmesi için elimizden gelen her şeyi yapacağız. Bundan sonra levha kaydı olmayan sigorta acenteliği yapamayacak.”
Sektörün sorunları ve gelişimi Antalya’da masaya yatırıldı
“Sigorta Sektörünün Sorunları ve Gelişmesi” konulu panel geçtiğimiz hafta sonu Antalya Ticaret Odası Atatürk Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Açılış konuşmasını TOBB sigorta Acenteleri İcra Komitesi Başkan Yardımcısı Süleyman Özer’in yaptığı panele, TOBB Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Budak, Sigortacılık Eğitim Merkezi Müdürü Doç Dr. Fuat Erdal, Sigorta Bilgi Merkezi Müdürü Mehmet Üst, Sigorta Tahkim Komisyonu Müdürü Metin Karacan, Hazine Müsteşarlığı Sigortacılık Genel Müdürü Dr. Ahmet Genç ve TOBB Sigorta Acenteleri İcra Komitesi Başkanı Levent Ergun konuşmacı olarak katıldılar. Toplantıya TOBB Sigorta Acenteleri Sektör Meclisi üyelerinin yanı sıra kalabalık bir izleyici grubu katıldı. Sunumlardan sonra soru cevap kısmında da sektör sorunları tartışıldı.
< Fuat Dr. Doç. Müdürü>
Sigorta aracılarının eğitilmesi, hem sektörün vazgeçilmez aktörleri hem de tüketicilerle nihai buluşmayı sağlayan kalan oldukları için önemli. Sigortaya ve sigortacıya güven acentelerden beklenen davranışlardan birisi. Sigortacılık sektörüne yeni giren aktörlerin ve hali hazırda bulunanların eğitilmesi görevi SEGEM’e (Sigortacılık Eğitim Merkezi) verilmiştir. Yaptığımız eğitimlerle, mevzuat bilgilerinin yenilenmesi, hasar yönetimi ve iletişimi, temel sorunları ortaya çıkararak çözümler bulunması konularında önemli katkılar sağladık. Eğitimlerimizi, sektörde sigortacılık bilinci sağlanması, mevzuatın işlenmesi, sigortacılık sektöründe karlılığın artması konularında büyük katkılar sağlamıştır.
Sigorta Bilgi Merkezi Müdürü Mehmet Üst
TRAMER olarak teknolojiyi kullanarak sigorta sektörüne yetişiyoruz. İnternet üzerinde birçok konuda hizmet veriyoruz. Kullanıcılarımızın arasında Ulaştırma Bakanlığı, Kara Ulaştırma Genel Müdürlüğü, Sağlık Bakanlığı, Adalet Bakanlığı ve Emniyet Müdürlüğü gibi birçok kamu kuruluşu bulunuyor. Kurduğumuz internet sisteminden, 2008 yılında TC Kimlik numarası ile aylık ortalama 86 bin, yıllık 243 milyon sorgu yapılmış. Emniyet Genel Müdürlüğü’nün projesi Araç Tescil Sisteminin çalışması bize verildi. Çalışmalarına yakında başlayacağımız bu projeyle, araçların geçmişi ve poliçe bilgilerine daha rahat ulaşmak mümkün olacak. Sisteme aracın plakası ve ruhsat seri numarasını girdiğinizde, ilgili aracın bütün bilgilerine ulaşmak online olarak mümkün olacak. Bu sayede sigorta şirketleri için kasko ve trafik sigortaları alanında daha rahat bir çalışma ortamı oluşacak.
Sigorta Tahkim Komisyonu Müdürü Metin Karacan
Sigorta Tahkim Komisyonu, sigorta sözleşmelerinden menfaat sağlamak isteyen kişilerin, sigorta şirketleriyle uyuşmazlık yaşadığı zaman, adli makamların yanında hakemler aracılığıyla basit ve adil bir şekilde sorunlarının çözülmesi amacıyla kurulmuştur. Tahkim komisyonuna başvurmak için öncelikle ilgili kuruluşun sisteme üye olması gerekiyor. Daha sonrasında uyuşmazlığın mevcut bir sigorta sözleşmesinden kaynaklanması gerekiyor. Komisyona başvurmak için ayrıca ilgili sigorta şirketine muhakkak yazılı olarak başvuru yapılmış olması gerekiyor. Sigorta şirketinin komisyona başvuracak kişiye, söz konusu hasarı ödeyip ödemediğini yazılı olarak bildirmesi gerekir. Eğer sigorta şirketi 15 gün içinde ilgili hasardan dolayı sigortalıya cevap vermiyorsa, bu başvuru için yeterli mazeret olarak görülür. Hakem heyetimizin kararları önümüzdeki aydan itibaren internet sitemizde yer almaya başlayacak. İnsanlar bizim çalışmalarımız sonucunda, bir aylık bir süre zarfında hukuki bir olayın sonucunu alabiliyorlar. Mahkemeleri düşündüğümüzde bu süre çok kısa. Birçok sigorta şirketi reklamlarında bile Sigorta Tahkim Kurulu üyesi olduğunu belirtiyor.
ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Budak
Dünyanın dördüncü büyük sektörü olan sigorta sektörü, ülkemizin de en öenmli sektörlerinden biridir. 2002 yılından bu yana yüzde 400 büyüyen sigortacılık sektörü, küresel mali krizden etkilenmiştir. Ülkemizde sektörün geleceği konusunda hiç kimsenin şüphesi olmasın. Dünyanın en büyük 17’inci ekonomisi olan ülkemizin, sigortacılık sıralamasında 60. Sırada olması kabul edilir değil. Fakat Türkiye’nin prim üretiminde dünya sigortacılık sıralamasında 60. Sırada olması sektörün önünün ne kadar açık olduğunu da gösterir. Ülkemizin orta vadede 30 milyar dolarlık prim üretimine ulaşması mümkün ve gereklidir. Gelişmiş ülkelerde, hayat sigortalarının tüketim oranı diğer sigorta ürünlerine eşit ya da daha fazlayken, Türkiye’de hayat sigortaları tüketimi diğer sigorta ürünlerinin altı ya da yedide biri kadardır. Dolayısıyla bu alanda sektörün iş hacmi 2-3 kat daha büyüyecektir.